İnsan, bereket yüklü yağmurlara muhtaç! Yağışların kıymetini toprağa, suyun değerini balığa sormalı… Fazla söze ne hacet! Suya sebep hidrojen ve oksijeni var eden kim? Mülk suresi ayet 30’da Allah: “…Söyleyin bakalım, suyunuz çekiliverirse kim getirir size temiz bir akarsu?” buyuruyor. Toprak susuzluktan çatlamadan, varlıklar kuruyup kavrulmadan dua ile istiyoruz zenginlik vesilesi yağışları. Hak sabine hakkın tesliminde hakkaniyetli, adaletli, merhametli her davranış bir duadır. Masumu, zorbadan korumak, mağduru müşkülden kurtarmak, muhtacın yanında olmak fiili birer duadır. Doğru sözlü, dürüst davranışlı, adaletli, merhametli kime bakarsanız bakın o kişide bir vakar, bir heybet, bir saygınlık görürsünüz. Bu hâl o kişiye Allah’ın lütfundan bir nişane, bir armağanıdır.
Yazılması gerekeni yazmak, okunması icap edeni okumak, doğruları söylemek, dürüst davranmak dua değil de, nedir? İki türlü duanın da değerini bilmek lazım! İki duadan biri fikri, diğeri fiilidir. Allah’ın adaletinden, gazabından korkanın sözünde yalan, işinde hile, kazancına haram olur mu? Vâkı’a suresi ayet 68’den 70’e ayetlerde Allah: “İçtiğiniz suyu indiren siz misiniz, biz mi? Onu acı da yapabilirdik. Şükredin!” buyuruyor. Tanıklığına güvenilen, emanete ihanet etmeyen kişi hâlleri Allah’ın merhamet, rahmet sıfatlarının coşmasına vesiledir. Kötü kişilerin kötülükleri, hileleri, yalanları, iftiraları da Allah’ın öfkesine sebeptir.
Kulağına laf gitmeyene sözü nasıl dinletmesini bilen Allah, Hz. Yunus’a bulunduğu toplumu doğruluğa, dürüstlüğe, hakka, hakkaniyete daveti emretti. Hz. Yunus, uyarılara kulak asmayan toplumu kahırla terk edip başka diyara gittiğinde, Allah: “Yunus! Benim mülkümden kaçıp kendine başka mülk mü arıyorsun? Balık karnını sana mülk yaptım.” buyurdu. Balık, Yunus’u yuttu. Yunus, aklını başına aldı: “Ya Rab! Ben hata ettim, affet.” dediğinde Allah, balığa: “Yunus, sana yem değil benim emanetim. Onu koru, falan yere bırak!” emrini verdi. Balık, Yunus’u emredilen yere bıraktı. Orada Yunus yeniden hayat buldu. Yunus’u yutan, sonra kusan balık o gündür, bugündür Yunus adıyla anılır oldu. İki Yunus’un biri Peygamber Yunus, diğeri balık Yunus…
Yunus Peygamberin yaşadığı zaman Asurlular dönemi… Mekân günümüz Musul diyarı, dönemin Ninova şehri civarı. Allah dilerse Yunus’u, Yunus’a yutturması misali varlığı yokluğa yutturuverir. Balığın Yunus’u yutması ceza mı, mükâfat mı yoksa ikaz mı? Sorunun cevabını düşünüp, düşünüp ders çıkaran akıl sahiplerine ne mutlu! Enbiya suresi ayet 87’de Allah, Hz. Yunus’un balık karnında: “…Senden başka ilah yok! Seni eksik sıfatlardan tenzih ederim. Ben kendime zulmettim.” yaptığı bu dua için ilim erbabı: “Kim sıkıntısından kurtulmak isterse bu duaya devam etsin.” tavsiyesinde bulunmuş. Allah, Yunus (a.s.)’ın bu duası hürmetine kimin ne sıkıntısı var ise o sıkıntıdan kurtarsın!
Bakara suresi ayet 21, 22 ve 164 de Allah: “Ey insanlar… Gökten su indirip rızık olarak çeşitli ürünler çıkaran Allah’a ortak koşmayın… Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün peş peşe gelişinde, insanlara yarar sağlamak için denizde seyreden gemilerde… Ölü toprağı dirilten yağmurda… Düşünen topluluk için elbet ibretler vardır.” buyurmuş. İnsanın en değerli varlığı aklıdır, akıl... Akıl yoksa zenginlik, ihtişam niye yarar? Varlıklar üzerinde Allah’ın adaletini, merhametini, azametini görmeyen akıl gözüne kim hangi hakikati gösterebilir ki?
Rum suresi ayet 24’de Allah: “Korku ve ümit veren şimşeği gösteren, gökten yağmur indirip yeryüzünü ölümden sonra diriltmesi O’nun kudret delillerindendir. Aklını kullananlar için bunda ibretler vardır.” buyurmuş. Zuhruf suresi ayet 11’de Allah: “…Allah gökten ölçü ile yağmuru indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. Siz de böyle diriltileceksiniz.” buyuruyor. Yağmurların azı da, çoğu da afettir. Akıl sahipleri muhtaçlara merhamet etsin ki, Allah da merhamet edenlere merhamet etsin!
Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın