CHP pek çok sebepten dolayı duruş bozukluğu yaşıyor.
Postür bozukluğu; hatalı duruş veya kas-iskelet yapısının bozulmasına bağlı olarak omurganın normal hizasının dışına çıkmasıdır. Halk arasında ‘’kamburluk’’ olarak da bilinen bu rahatsızlığa neden olan pek çok sebep bulunmaktadır.
Son zamanlarda CHP; yöneticileri sebebi ile bu hastalığa düçar olmuş gibi görünüyor. Duruşları, durdukları yer, yanlarında duranlar, kuruluş ilkelerinden son derece uzak ve bir o kadar da kaygı verici.
31 Mart Yerel Seçimlerinde CHP; il genel meclisleri oy durumuna bakıldığında 35, 41 oy alarak büyük bir başarıya imza atmıştı. 14 Büyükşehir, 21 İl belediyesi, 337 ilçe belediyesi alan CHP, 48 beldede ise ipi önde göğüslemişti.
Şaibeli olduğu ileri sürülen bir kurultay sonrası Genel Başkanı değişen partide; değişim isteyen, başarıya susamış, arzulu, istekli, kararlı bir ekip iş başına geldi. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizi de direk etkileyen ekonomik güçlükler neticesinde halkın teveccühünü kazanan CHP öyle bir noktaya geldi ki; en güçlü olması gereken dönemde postür bozukluğuna uğradı.
O başarıya susamış, arzulu, istekli, kararlı değişim isteyen parti yöneticilerinin, seçilmiş belediye başkanlarının birçoğunun isimleri bir anda yolsuzluklar, terörle iltisaklı olaylar, nepotizm, rüşvet, liyakatsizlik ile anılmaya başlandı. Elbette başarılı, halkın gönlünde yer edinmiş, vatanı ve milleti için gece gündüz çalışan insanlar da vardır içlerinde. Lakin gelinen noktada işler iyice çığırından çıkmış durumda.
Dış politikada, milli meselelerde devletin yanında onurlu bir duruş göstermediler
Suriye, Libya, Filistin, Irak, Mavi Vatan meselelerinde dik bir duruş gösteremedikleri gibi, devletin dış politikalarını takip edemediler. Günceli yakalayamadılar. Milli menfaatleri göz ardı ettiler. Ya meseleleri doğru yorumlayamadılar ya da geç yorumladılar.
Özellikle Suriye meselesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti tüm unsurlarıyla bölgeyi ilmek ilmek işleyip, zulme karşı dururken, parçalanmış bir ülkeyi tek vücut halinde gerçek sahiplerine teslim etmek için uğraşırken ve başarılı olmuşken, Suriyeli mültecilerin onurlu bir şekilde, Türk Dostu olarak ülkelerine geri dönmesine adımlar atmış, sınırımızdaki bu kaosu bertaraf ederek, ciddi bir güvenlik sorununu ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarda başarılı olmuşken CHP bu süreçte doğru bir duruş sergileyemedi..
Terörle İltisaklı Dem’i olduğu gibi kabul edip işbirliği yaparak yanlış duruş sergilediler.
Hiç bir CHP yetkilisi, bırakın Dem Parti’ sinin tutumunu, terörle ilişkisini eleştirmeyi, mevcut hallerini destekler nitelikte açıklamalar yaparak, şirin gözükme çabaları ile terörist cenazelerine katılmaktan, kent uzlaşıları adı altında belediyelerde yetki paylaşmaktan, geri durmadılar. Bugün gelinen noktada; MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin Terör Örgütüne ve DEM Partisine yaptığı çağrı karşılık bulmuş, bin yıllık kardeşlik olgusunun tekrar tesisi için ciddi adımlar atılmıştır. DEM olduğu gibi kabullenilmemiş, terörle arasına duvar örmesi istenmiş, kanlı terör örgütü ise silah bırakmaya adım atmıştır. Buna karşın devletin terör örgütüne karşı operasyonları kararlılıkla devam etmekte, milli menfaatlere göre tavır sergilenmektedir.
Parti içi gizli ya da açık hesaplaşmalar duruş bozukluğunu daha da artırdı.
Son yaşanılan olaylar bir kez daha gösterdi ki; parti içinde birbirlerini ele veren insanlar, tasfiye hareketleri, suça bulaşmış, kirli işlere alet edilmiş insanlar, yolsuzluk, rüşvet, kişisel verilerin kopyalanması, ihalelerde yapılan usulsüzlük iddiaları ile CHP’nin anatomisi bozulmuştur.
Postür bozuklukları; başlangıçta fizyoterapi seansları ile hastalık daha da ilerlemiş ise cerrahi müdahale ile giderilebilir.
CHP içindeki kirli ilişkiler ağına sahip bu insanlara (suçlulukları ispat edilirse) sahip çıkmayı bırakarak, ameliyatsız bir iyileşme sürecine girebilir. Aksi takdirde, düne kadar arkasına aldığı halk desteği kesilebilir. Bugün sokak hareketleri ile desteklenen algı operasyonu, bilinmelidir ki ne CHP ye ne de bu ülkeye hayır getirmez.
Güçlü, vizyoner, halkçı, dürüst bir CHP bu ülkeye her zaman lazım. Şifa bulmasını diliyorum.