Bugünlerde tüm Türkiye boykotu konuşuyor. CHP Lideri Özgür Özel’in çağrısıyla başlayan boykot sürerken, üniversite öğrencilerinin yaptığı bir çağrı olduğu iddia edilen 2 Nisan boykotu da ülke gündemine oturdu.
Bazı vatandaşlar boykotu desteklerken, bazıları da boykota tepki olarak alışveriş yaptı. 1 Nisan’dan tüm alışverişini yapıp 2 Nisan’da boykota katılanlar da var da onların konumuzla pek alakası yok. Onlar olayı çok yanlış anlamış, adeta 1 Nisan şakası gibi davranmışlar.
İş dünyasından da önemli tepkiler geldi boykota tabii. Şirketlerin siyasetten ayrı tutulması, ekonominin zedelenmemesi yönünde çağrılar geldi. Sosyal medyada boykota geniş destek varmış gibi görünüyordu ancak Eskişehir özelinde bakarsak AVM’lerin, marketlerin dolu olduğunu da gördük. İlla ki destek olanlarda olmuştur Eskişehir’de boykota. Hiç kimse destek vermedi demek yanlış olur.
Boykot bence bir hak. Ancak Türkiye’deki tüm tüketimi durdurma çağrısını yanlış buluyorum. CHP Lideri Özgür Özel, ‘Ben bu ülkenin ana muhalefet partisinin lideriyim. Şu, şu televizyon kanalları benim mitinglerimi 1 dakika bile yayınlamıyor. Bunları boykot edelim’ diyebilir. Bunu geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yaptı. Gayet de haklı bir tepki diyebiliriz.
Öte yandan bir şirket, işçilerinin emeklerini sömürüyordur. Bu şirkette çalışan işçinin, emekçinin hakkını korumak için ürünlerini boykot edebiliriz. Tüm Türkiye’de de bu çağrı karşılık bulur. Ancak zaten zor günler geçiren küçük esnafı boykot etmek, ülke ekonomisini 1 günlüğüne durdurmaya çalışmak çok da akıl karı değil.
Her ay olduğu gibi Türk İş yine açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Mart 2025’te açlık sınırı 23 bin 615 TL, yoksulluk sınırı ise 76 bin 922 TL oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 30 bin 617 TL olarak belirlendi. Açlık sınırı asgari ücretin bin 511 TL üstüne çıktı, bekar bir çalışanın yaşama maliyeti ile arasındaki fark ise 8 bin 512 TL oldu.
Yoksulluğun azaltılması, enflasyonun düşürülmesi, alım gücünün yükseltilmesi için tüm Türkiye olarak çalışmamız gerekirken, ülke ekonomisini zor duruma düşürmeye çalışmak hepimize zarar veriyor.
Asgari ücret yetersiz ve asgari ücretle çalışan sayısı bir hayli fazla. Asgari ücretle çalışmayanların birçoğu da asgari ücretten bir tık fazla maaş alıyor. O nedenle zaten maaşla geçinen kesim oldukça zorlanıyor. Küçük esnaflar, personel giderleri başta olmak üzere kira, fatura gibi diğer giderleri nedeniyle zorlanıyor. Bu tarz boykotlarla onları zor duruma düşürürsek, önümüzdeki günlerde yine ürünlerine zam yapmak zorunda kalacaklar. Bu da haliyle zaten zor durumda olan asgari ücretliyi iyice zora sokacak. Hak, hukuk, adalet mücadelesine karşı değilim. Ancak bunu ekonomiyi zora sokmadan yapmanın da yolları var. Herkesi bu konuda sağduyuya çağırıyorum.