Son günlerde en çok konuştuğumuz olay tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması. Bu süreçte de Türkiye’nin hemen hemen her yerinde eylemler gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmeye devam ediyor.

Bu eylemlerin bir kısmına polis müdahalesi gerçekleştiriliyor. Bu müdahalelere karşı ise özellikle sosyal medyada Anayasa’nın 34. maddesinin ilk cümlesi ile eleştiriler geliyor. Birçok kişi Anayasa’nın 34. maddesinin ilk cümlesini görmüştür. Hatta sanırım büyük bir kısım 34. maddenin bu cümleden oluştuğunu sanıyor.

Oysa ki maddenin tamamı şu şekilde: ‘‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.’’

Sosyal medyada sadece ‘‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’’ şu cümleyi alıntılayıp gösteri ve yürüyüş hakkı savunuluyor.

Maddenin devamında yer alan cümlelere hiç mi hiç bakılmıyor. İlk maddeyi bile ele alsak, siz polise taş atarsanız, patlayıcı madde atarsanız bu haklı bir gösteri yürüyüşü ya da eylem olmuyor. Önce bunu kavramamız gerekiyor.

Gösteri yürüyüşüyle tramvay yollarını, araç yollarını trafiğe kapatırsanız başkalarının hak ve özgürlüklerini elinden almış, gasp etmiş oluyorsunuz. Bu da eyleminizi hukuki olmaktan çıkarıyor. Dolaylı olarak genel sağlığı da etkilemiş oluyorsunuz. Vatandaşların toplu taşımayla hastaneye ulaşmasını zorlaştırıyorsunuz. Kamu düzeni de bundan ister istemez etkileniyor.

Demem o ki anayasal hakkınızı sonuna kadar kullanmakta özgürsünüz. Ancak başkalarının özgürlüğüne ket vurmadan bunu yapmak durumundasınız.

Son çağrım olarak da lütfen provokatörlere karşı uyanık olun. Duyduğunuz her sloganı atmayın, elinize tutuşturulan her pankartı taşımayın. ‘Çözüm sandıkta değil sokakta’ yazan bir döviz gördüm geçen gün. Aslında protestoların tamamı seçimle gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim dışındaki bir müdahale ile görevinden uzaklaştırılması. O yüzden neyi savunduğunuzu da iyi düşünün.