1991 seçimlerinde milletvekili seçimlerinde bir kez uygulanmıştı…

Adı tercihli seçimdi…

Her parti genel merkezinden bir sıralama oluşturuyordu…

Seçmen de eğer isterse bu sıralamadan bir kişiyi tercih edebiliyor ya da genel merkez sıralamasını uygun görmüş ise tercih yapmıyordu…

Bu arada genel merkez de o seçim çevresinin milletvekili sayısının iki katı kadar aday gösteriyordu…

Bu sistem mükemmel olmasa da…

Delege ağalıklarının olduğu ön seçimden ve genel merkez sultasına karşı kendi partisine oy vererek itiraz etmek için nispeten daha demokratik ve halkın tercihlerine daha fazla yol veriyordu…

Çıkan sonuçlar da…

Tüm parti genel merkezlerini bir daha inisiyatifi millete bırakmama konusunda ikna etti ki…

Bir daha hiçbir parti lafını bile ağzına almadı…

Gerçekte söz milletin olacaksa…

Bu tercihli seçim sistemi daha da geliştirilebilir…

Ve her türlü seçimde uygulanabilir…

Seçim bölgeleri tek kişiye kadar daraltılabilir ve seçim harcamalarına sınır ve kontrol getirilebilir…

Bu da parayı verenin düdük sahibi olmasını engeller, olabildiğince kararı millete devreder…

Önseçim, son seçim filan değil gerçek ve demokratik bir seçim olur…

Mevcut sistem ise…

İstisnasız tüm siyasi partilerin mutabık olduğu belki de tek konudur…

Siyasi partilerin hiçbiri kurulu düzenden rahatsız değildir ve bunun için bir düşünceleri yoktur…

Tüm dünyada olduğu gibi…

Birileri oyun kurar ve yönetir, seyirciye alkışlatır…

Bazen de seyirci yuhalar…

Aslında belki de…

Seyirci de memnundur bu durumdan…

Sırtında yumurta küfesi yok, emek yok, risk yok…

Rahat koltuklarda oturup sadece seyredecek…

Sonunda ise alkışlayacak ya da yuhalayacak…

Arada ve bitişte de…

Yönetmenin ve oyuncuların performansından ziyade…

Birbirleri ile olan ilişkileri, zaafları, borçları, alacakları, haksızlıkları vs… gibi kişiseller üzerinden goy goy yapacaklar…

Belki de gerçekten…

Alan memnun satan memnundur…

Bugün ilerleyen teknoloji sayesinde…

Her bireye…

Her an ulaşabilme lüksüne ulaşmış iken dünya…

1991 denenen bir sistemin daha da gerisinde bir sistemi…

Sorgulayan yoksa…

Seyirci de…

Seyirci kalmaktan pek de şikayetçi değil anlaşılan…

AZ DA SAĞLIK…

Kanser yapan şeyler:

PFAS

Yapışmaz pişirme kapları (örneğin, Teflon kaplamalar)

Su geçirmez ve leke tutmayan kumaşlar (örneğin, Gore-Tex, Scotchgard)

Gıda ambalajları (örneğin, yağ tutmayan kağıt, fast-food ambalajları)

Yangın söndürme köpükleri (havaalanlarında ve askeri üslerde kullanılır)

Kozmetikler ve kişisel bakım ürünleri (örneğin, bazı su geçirmez maskaralar)

ESKİLERDEN…

Çocukların yüzde 90 ının abur cubur namına yedikleri : “leblebi tozu ve kırığı, keçi boynuzu, pestil, cevizli sucuk….” idi…

Marsh melow, pralin, cips, jelibon filan yoktu…