CHP içindeki mücadele malum…

Hem CHP ‘ye hükmetmek hem de önümüzdeki ilk seçimde cumhurbaşkanı adayı olmak için…

Cephede üç buçuk yarışan var…

Buçuk derken şunu kastediyorum…

Mansur Yavaş’ın iki hedefi yok, tek hedefi var…

Başkan adaylığı…

CHP’nin başına geçmek gibi bir hedefi zaten istese de olamaz…

İmamoğlu ihtirasını çok belli ediyor…

Elindeki bütün kartları ortaya sürüyor…

Beslediği konvansiyonel medya, dijital medya trol orduları…

Topyekun atağa geçmiş durumda…

Ancak…

Bagajı çok yüklü ki bu en büyük ve birinci handikapı…

Yol haritası olarak bir Erdoğan replikası oluşturmayı seçmiş…

İBB ve bir yargı mağduriyeti ve sonrası Cumhurbaşkanlığı…

Bunun süper bir fikir olduğuna kendisini inandırmış, gözü başka bir şey görmüyor…

Gerçek bir politikacı değil…

Her şeye kolaylıkla, çabasız sahip olmuş…

Erdoğan hikayesinde ısrarla görmek istemedikleri ya da görmedikleri var…

Erdoğan kendi partisinin bile adayı değil iken teşkilatının gücü ve baskısı ile İBB adayı oldu…

Üç güçlü aday ile yarışarak İBB oldu…

Ve kendisinin bir dönemi tamamlayamadığı İBB’nin ardından on beş yıl daha İBB Erdoğan rüzgarı ile Erdoğan çizgisi adaylarının oldu…

Çünkü Erdoğan bu dört yıllık başkanlık sürecine kırk yılın hizmetlerini sığdırdı…

En önemlisi de bütün zinde güçler tetikte beklediği halde açığını bulamadılar ve ancak basit bir şiir yüzünden görevden uzaklaştırabildiler…

Yolsuzluktan, hırsızlıktan, sahtecilikten, usulsüzlükten herhangi bir işlem yapamadılar…

O da siyasi çizgisinden ve duruşundan hiç taviz vermedi…

Halkın içinden gelmişti ve de hiç uzaklaşmamıştı…

(Sanki bugün yazım bir Hakkı Kutlu yazısı kıvamında uzayacak gibi geldi?.. Af buyurun…)

Kılıçdaroğlu…

13 sene genel başkanlık koltuğunu 15 seçim yenilgisine rağmen korudu…

2019 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara’nın CHP tarafından kazanılmasının aslında mimarı o idi ama bunu başarı hanesine bir türlü yazdıramadı…

İmamoğlu ( ki onu da sahaya süren Kılıçdaroğlu idi) daha büyük bir propaganda ile bu başarının üzerine oturdu, Kılıçdaroğlu pastanın ucundan bile yiyemedi…

İstanbul ve Ankara’da seçimlerin kaybedilmesi aslında bence zaten Erdoğan ‘ın bilinçli tercihi idi…

Hiç seçim kazanamayacağını düşünmeye başlayan CHP seçmenini çizginin içinde tutmak için idi…

Yavaş zaten hiç gerçek bir aday ile çarpışmadı…

Özgür Özel ise hem kendi meslek teşkilatında hem de CHP içinde çekirdekten ve sahadan bir CHP li olarak zirveye kadar tırmanmayı başardı…

Açılan bütün kapılarda Özel’in ciddi çabaları vardı…

Genel başkanlığa oturduktan sonraki süreç de bir dikensiz gül bahçesi değildi…

Afyon, Kütahya gibi imkansız görülen belediyeleri almış olması CHP adına 1946 seçimlerinden sonra itibarı bitmiş CHP’nin gerçek bir seçim zaferi oldu…

İçerideki güç dengeleri herhangi bir CHP genel başkanının rahatlıkla kurduğu kendi denge ve düzeni değil…

Avantajı…

Siyasi savruluşları hiç yok geçmişinde…

Hep CHP çizgisinde…

Öyle usulsüzlük, yolsuzluk, sahtecilik gibi ağır bagajları da yok…

Sahayı, teşkilatı ve siyaseti gerçekten biliyor…

Ve zeki…

Dünkü açıklamasında…

Sanki İmamoğlu’nu destekliyormuş gibi yapıp…

Usulsüzlüğü en yetkili CHP’li ağız olarak itirafı ve aslında İmamoğlu’nu yerin dibine sokması bu zekanın göstergesidir…

Bu da…

CHP’nin geleceğinde Özgür Özel olacağının açık belirtisidir…

AZ DA SAĞLIK…

Hazır gıdalarda kıvam verici olarak kullanılan emülgatörler kanser riskini artırıyor.

Yağ asitlerinin mono ve digliseritleri (E471), tüm kanser türlerinde %15, meme kanseri riskinde %24 ve prostat kanseri riskinde %46’lık bir artış ile ilişkili bulundu.

Kıvam vericiler, sağlığınızın kıvamını bozabilir.

ESKİLERDEN…

Eskiden hazır sütler bozulur, hazır yoğurtlar ekşir ve küflenirdi…

Şimdi hiç bozulmuyorlar…